WELCOME TO DIRECT DEMOCRACY (COMMUNIST PARTY) WEB-SITE.

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ HAKKINDA

İÇİNDEKİLER:

GİRİŞ

1- İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ! 2- BEYANNAME HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR SIRASINDA SOSYALİST DEVLETLERİN TEMSİLCİLERİ, YANİ KOMÜNİSTLER TARAFINDAN BELİRTİLEN GÖRÜŞLERDEN BAZILARI.

  1. SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLERİ BİRLİĞİ: BEYANNAME TASLAĞIYLA İLGİLİ OLARAK ÜÇÜNCÜ KOMİTEYE SUNULAN DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİ (A/777)
  2. SSCB DELEGASYONUNUN NO: 3’DE DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİNE KARŞI BİRLEŞİK KRALLIK TARAFINDAN ÖNERİ SUNULMASI.
  3. BİRLEŞİK KRALLIK: ÜÇÜNCÜ KOMİTE TARAFINDAN ÖNERİLEN BEYANNAME TASLAĞININ 3. MADDESİYLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK (A/777)

GİRİŞ:

İnsan Hakları, özellikle de burjuva-emperyalist devletlerin işgal, sömürü, yıkım ve açıktan kitle katliamlarını İnsan Hakları adına yürüttükleri bu günlerde son derece önemlidir. BM tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi aşağıda okuyucuya sunulmuştur. Sosyalist devletler bu beyannameyi desteklememişlerdir. Son oylamada tüm sosyalist ülkeler çekimser kalmışlardır. Bu ülkelerin böyle davranmaktaki nedenleri ve bu nedenlerin geçmişte ve bugün ne kadar önemli olduğu aşağıda görülebilir. Tüm komünistlerin bunları, ideolojilerinden ve pratiklerinden, görüşlerinin ve eylemlerinin insancıllığından gurur duyarak okumaları gerekir. Birleşik Krallık gibi tüm emperyalist devletlerin vatandaşları, temsilcilerinin utanç verici görüşlerini farketmeli, tüm ezilen uluslar ve ülkelerse, dostlarının ve düşmanlarının kimler olduğunu farketmelidirler! İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi BM tarafından şöyle sunulmuştur: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni kabul ve ilan etmiştir. Beyanname’nin tümü bundan sonraki sayfalarda yer almaktadır. Bu tarihi olaydan sonra Genel Kurul bütün üye ülkelere bu metnin tanıtımını yapma ve “ülkelerin ve bölgelerin siyasi statüsü temelinde herhangi bir ayırım yapmaksızın, esas olarak okullarda ve diğer eğitim kurumlarında dağıtımını, sunumunu, okunmasını ve açıklanmasını sağlama” çağrısı yapmaktadır.

1-İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ!

Önsöz

İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına,

İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları olarak ilan edilmiş bulunmasına,

İnsanin zulüm ve baskıya karşı son çare olarak ayaklanmaya mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının esaslı bir zaruret olmasına,

Uluslararasında dostça ilişkiler geliştirilmesini teşvik etmenin esaslı bir zaruret olmasına,

Birleşmiş Milletler halklarının, Antlaşmada, insanın ana haklarına, insan şahsının haysiyet ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine olan imanlarını bir kere daha ilan etmiş olmalarına ve sosyal ilerlemeyi kolaylaştırmaya, daha geniş bir hürriyet içerisinde daha iyi hayat şartları kurmaya karar verdiklerini beyan etmiş bulunmalarına,

Üye devletlerin, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile işbirliği ederek insan haklarına ve ana hürriyetlerine bütün dünyada gerçekten saygı gösterilmesinin teminini taahhüt etmiş olmalarına,

Bu haklar ve hürriyetlerin herkesçe aynı şekilde anlaşılmasının yukarıdaki taahhüdün yerine getirilmesi için son derece önemli bulunmasına göre,

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu,

İnsanlık topluluğunun bütün fertleriyle uzuvlarının bu beyannameyi daima gözönünde tutarak öğretim ve eğitim yoluyla bu haklar ve hürriyetlere saygıyı geliştirmeye, gittikçe artan milli ve milletlerarası tedbirlerle gerek bizzat üye devletler ahalisi gerekse bu devletlerin idaresi altındaki ülkeler ahalisi arasında bu hakların dünyaca fiilen tanınmasını ve tatbik edilmesini sağlamaya gayret etmeleri amacıyla bütün halklar ve milletler için ulaşılacak ortak ideal olarak işbu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ilan eder.

Madde 1

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.

Madde 2

Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu Beyanname’de ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir.

Bundan başka, bağımsız memleket uyruğu olsun, vesayet altında bulunan, gayri muhtar veya sair bir egemenlik kayıtlamasına tabi ülke uyruğu olsun, bir şahıs hakkında, uyruğu bulunduğu memleket veya ülkenin siyasi, hukuki veya milletlerarası statüsü bakımından hiçbir ayrılık gözetilmeyecektir.

Madde 3

Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.

Madde 4

Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır.

Madde 5

Hiç kimse işkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kırıcı cezalara veya muamelelere tabi tutulamaz.

Madde 6

Herkes her nerede olursa olsun hukuk kişiliğinin tanınması hakkını haizdir.

Madde 7

Kanun önünde herkes eşittir ve farksız olarak kanunun eşit korumasından istifade hakkını haizdir. Herkesin işbu Beyanname’ye aykırı her türlü ayırdedici muameleye karşı ve böyle bir ayırdedici muamele için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.

Madde 8

Her şahsın kendine anayasa veya kanun ile tanınan ana haklara aykırı muamelelere karşı fiilli netice verecek şekilde milli mahkemelere müracaat hakkı vardır.

Madde 9

Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alıkonulanamaz veya sürülemez.

Madde 10

Herkes, haklarının, vecibelerinin veya kendisine karşı cezai mahiyette herhangi bir isnadın tespitinde, tam bir eşitlikle, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde ve açık olarak görülmesi hakkına sahiptir.

Madde 11

Bir suç işlemekten sanık herkes, savunması için kendisine gerekli bütün tertibatın sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile kanunen suçlu olduğu tespit edilmedikçe masum sayılır.

Hiç kimse işlendikleri sırada milli veya milletlerarası hukuka göre suç teşkil etmeyen fiillerden veya ihmallerden ötürü mahkum edilemez. Bunun gibi, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha şiddetli bir ceza verilemez.

Madde 12

Hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. Herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.

Madde 13

Herkes herhangi bir devletin sınırları dahilinde serbestçe dolaşma ve yerleşme hakkına haizdir.

Herkes, kendi memleketi de dahil, herhangi bir memleketi terketmek ve memleketine dönmek hakkına haizdir.

Madde 14

Herkes zulüm karşısında başka memleketlerden mülteci olarak kabulü talep etmek ve memleketler tarafından mülteci muamelesi görmek hakkına haizdir.

Bu hak, gerçekten adi bir cürüme veya Birleşmiş Milletler prensip ve amaçlarına aykırı faaliyetlere müstenit kovuşturmalar halinde ileri sürülemez.

Madde 15

Her ferdin bir uyrukluk hakkı vardır.

Hiç kimse keyfi olarak uyrukluğundan ve uyrukluğunu değiştirmek hakkından mahrum edilemez.

Madde 16

Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, uyrukluk veya din bakımından hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına haizdir. Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir.

Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır.

Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur, cemiyet ve devlet tarafından korunmak hakkını haizdir.

Madde 17

Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olmak hakkını haizdir.

Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.

Madde 18

Her şahsın, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.

Madde 19

Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.

Madde 20

Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.

Hiç kimse bir derneğe mensup olmaya zorlanamaz.

Madde 21

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.

Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.

Halkın iradesi kamu otoritesinin esasıdır; bu irade, gizli şekilde veya serbestliği sağlayacak muadil bir usul ile cereyan edecek, genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak olan devri ve dürüst seçimlerle ifade edilir.

Madde 22

Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.

Madde 23

Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır.

Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.

Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.

Madde 24

Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.

Madde 25

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.

Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.

Madde 26

Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlköğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.

Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletler’in barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.

Madde 27

Herkes, topluluğun kültürel faaliyetine serbestçe katılmak, güzel sanatları tatmak, ilim sahasındaki ilerleyişe iştirak etmek ve bundan faydalanmak hakkını haizdir.

Herkesin yarattığı, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasına hakkı vardır.

Madde 28

Herkesin, işbu Beyanname’de derpiş edilen hak ve hürriyetlerin tam tatbikini sağlayacak bir sosyal ve milletlerarası nizama hakkı vardır.

Madde 29

Her şahsın, şahsiyetinin serbest ve tam gelişmesi ancak bir topluluk içinde mümkündür ve şahsın bu topluluğa karşı görevleri vardır.

Herkes, haklarının ve hürriyetlerinin kullanılmasında, sadece, başkalarının haklarının ve hürriyetlerinin gereğince tanınması ve bunlara saygı gösterilmesi amacıyla ve ancak demokratik bir cemiyette ahlâkın, kamu düzeninin ve genel refahın haklı icaplarını yerine getirmek maksadıyla kanunla belirlenmiş sınırlamalara tabi tutulabilir.

Bu hak ve hürriyetler hiçbir veçhile Birleşmiş Milletler’in amaç ve prensiplerine aykırı olarak kullanılamaz.

Madde 30

İşbu Beyanname’nin hiçbir hükmü, herhangi bir devlete, zümreye ya da ferde, bu Beyanname’de ilan olunan hak ve hürriyetleri yoketmeye yönelik bir faaliyete girişme ya da eylemde bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.

2-BEYANNAME HAKKINDAKİ TARTIŞMALAR SIRASINDA SOSYALİST DEVLETLERİN TEMSİLCİLERİ, YANİ KOMÜNİSTLER TARAFINDAN BELİRTİLEN GÖRÜŞLERDEN BAZILARI.

Aşağıdaki görüşler doğrudan BM’in İHEB hakkındaki tartışmalarla ilgili belgelerinden alınmıştır:

  1. iltica hakkı, fikir ve fikirlerini açıklama hürriyeti ve toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisi, faşistlerin demokrasiyi devirmek üzere bu hükümlerden yararlanmalarını önlemek için sınırlanmalıdır.

2.Beyanname, egemen Devletlerin iç işlerine karışılmasına yol açmamalıdır.

3.ulusların kendi dillerini kullanma ve kendi kültürlerini geliştirme hakları dışlanmamalıdır – ancak bunlar dışlanmıştır.

4.Beyannamenin tamamlanması için üç şart zorunludur. Bunlar:

4.1: Devletlerin ulusal egemenlikleri gerekli şekilde göz önüne alınarak herkesin temel özgürlüklerinin garantilenmesi;

4.2:insan haklarının, her ülkede geçerli özel ekonomik, sosyal ve ulusal şartlar göz önüne alınarak uygulanabilmesinin garantilenmesi;

4.3 ve yurttaşların ülkelerine, halklarına ve Devletlerine karşı görevlerinin tanımlanması.

5.faşizm taslağın hiçbir yerinde kınanmamaktadır.

6.taslakta belirtilen haklar, etkili garantiler bulunmadığı için yanıltıcıdır.

7.kölelikle ilgili madde ve eğitim hakkıyla ilgili madde çok soyut bir biçimdedir.

8.fikirleri yayma özgürlüğüyle ilgili madde, ifade özgürlüğü sorununu çözmemektedir. Çünkü, savaş kışkırtıcılığı ve faşist görüşler gibi tehlikeli görüşlerin yayılmasının önlenmesi gerekir.

9.Aynı maddede, haklı ve yüce fikirlerin yayılması için herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.

10.İfade özgürlüğünün etkili olabilmesi isteniyorsa, işçilerin görüşlerini dile getirme araçlarına sahip olmaları ve bunun için de baskı imkanlarına ve gazetelere sahip olmaları gerekir.

11.Sokak gösterileri hakkının garantilenmesi gerekir.

12.bilimsel araştırmaların, gelişimi açık bir şekilde aksatacak olan savaş amaçlarına yönelik olarak kullanılmaması gerektiğinin açık bir şekilde belirtilmesi gerekir.

13.Beyanname’de temel olan bir eksiklik: ulusal azınlıkların haklarını garantileyen hükümlerin bulunmamasıdır.

14.Beyanname’de değinilmeyen bir konu: Devletlerin egemenlik haklarıdır.

15.Beyanname’de, mevcut şartlar ve çok sayıdaki ülkenin ekonomik yapıları nedeniyle kullanılamayacak olan bir dizi hak yer almaktadır.

16.Kapitalist bir ülkede bile gerçekleştirilebilecek bazı temel demokratik haklar kasıtlı olarak dahil edilmemiştir.

17.Çalışma, dinlenme ve eğitim hakları gerçekleştirilmeden önce, özel teşebbüs ekonomik sisteminin tümüyle değiştirilmesi gerekir. Yalnızca herkes için eşit şartları ve kişilerin kendi potansiyellerini geliştirme fırsatlarını garanti altına alan bir ekonomik sistemde insanlar arasında gerçek eşitlik olabilir. Beyanname’de sözü edilen eşitlik bu değildir.

18.Beyanname devrimci ruhla dolu değildir. Ne cüretkar ne de moderndir.

  1. Barış zamanlarında ölüm cezasının kaldırılması kabul edilmemiştir; ayrıca “faşizm” ve “saldırganlık” açık bir şekilde ve resmen lanetlenmemiştir.

20.Beyanname’de çalışma hakkı sorununun pratik yönleri hesaba katılmamıştır; basit bir şekilde yüce fikirler dile getirilmiş, işçilerin zorlu günlük yaşamlarında bunların uygulanması için hiç bir önlem belirtilmemiştir.

21.bazılarının eğlenme hakkını kullanma şansları yoksa, eğlenme hakkını ilan etmenin hiç bir anlamı bulunmamaktadır.

22.Beyanname yalnızca insan haklarının bir ilanıdır ve ilan edilen haklarla ilgili hiç bir garanti içermemektedir.

23.Ulusal kültür hakkından ve demokrasinin faşizme ve nazizme karşı mücadelesinden söz edilmemektedir.

24.Beyanname’de yalnızca geleneksel özgürlükler ve eski liberal ekolün hakları belirtilmiştir. Bireylerin komşularına, ailesine, grubuna ve ulusuna karşı görevlerinin bu hakların karşılığı olduğundan söz edilmemiştir.

25.Her insanın kendi dilini konuşma ve ulusal kültürünün korunmasının garantilenmesi hakkı tümüyle gözardı edilmiştir.

26.Beyanname, Fransız Devrimi sırasında ortaya çıkan İnsan ve Vatandaş Hakları’yla, yüz yıl önce insan haklarının bağlayıcı ve gerekli olduğunu ilan eden Komünist Manifesto’yla ve Ekim Devrimi’ne ilham veren ilkelerle karşılaştırıldığında gerçekte geri atılmış bir adım oluşturmaktadır.

27.Beyanname ulusal egemenliğe karşı yönlendirilmiştir ve bu nedenle Birleşmiş Milletler ilkeleriyle tümüyle uyumsuz haldedir. Bir ulusun bağımsızlığı ve esenliği, ulusal egemenlik ilkesine bağlıdır ve bu ilke küçük ülkelerin daha güçlü ülkelerin yayılmacı hayallerine karşı tek koruyucusudur.

Önerilen değişiklikler:

(1) Beyanname’de belirlenen insan haklarıyla ve sivil haklarla ve temel özgürlüklerle ilgili önermelerin, Kendi Yönetimlerine Sahip Olmayan Ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi;

(2) demokratik görüşlerini özgürce belirtme ve yayma ve faşizmle mücadele etme hakkının herkesin vazgeçilemez hakkı olduğunun beyan edilmesi;

(3) her Devletin her vatandaşının, diğer haklar yanında, ülkesindeki tüm Devlet ve kamu kurumlarında görev alma hakkı olduğunun beyan edilmesi;

(4) Beyanname taslağında belirtilen hakların ve özgürlüklerin ulusal yasalar tarafından garanti altına alınması gerektiğini belirten yeni bir maddenin eklenmesi.

Bunların tümü tek tek isim okunarak yapılan oylamada reddedilmişti.

3.SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLERİ BİRLİĞİ: BEYANNAME TASLAĞIYLA İLGİLİ OLARAK ÜÇÜNCÜ KOMİTEYE SUNULAN DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİ (A/777)

SSCB delegasyonu tarafından İHEB’nde yapılması önerilen değişiklikler şunlardır:

I.Madde 3 yerine aşağıdaki yeni maddenin geçirilmesi. (BEYANNAMENİN YUKARIDAKİ SON HALİNDE NO: 2 OLMASI GEREKİR. BN)

Madde 3

"1.Her halkın ve her ulusun kendi ulusal kaderini tayin etme hakkı vardır. Sömürgeler de dahil olmak üzere, kendi yönetimlerine sahip olmayan ülkelerin yönetiminden sorumlu olan devletler, Birleşmiş Milletler’in böylesi ülkelerin halklarıyla ilgili ilke ve amaçları tarafından yönlendirilmek suretiyle, bu hakkın uygulanmasını sağlarlar.

"2.Bir Devlet’e dahil bütün halklar ve bütün uluslar eşit haklara sahiptir. Devletin yasaları bu konuda herhangi bir ayırımcılığa kesinlikle izin vermez. Ulusal azınlıkların kendi ana dillerini kullanma ve kendi ulusal okullarına, kütüphanelerine, müzelerine ve diğer kültürel ve eğitimsel kurumlara sahip olma hakları garanti edilir.

"3.Mevcut Beyanname’de belirlenen insan hakları ve sivil haklar ve temel özgürlükler, sömürgeler de dahil olmak üzere, kendi yönetimlerine sahip olmayan ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletilir.”

II.Madde 20 yerine aşağıdaki yeni metnin geçirilmesi. (BEYANNAMENİN YUKARIDAKİ SON HALİNDE NO: 19 OLMASI GEREKİR. BN)

Madde 20

”Demokratik görüşlerini özgürce belirtme ve yayma, demokratik sistemleri ve demokratik devleti ve sosyal kurumları savunma ve idoloji, siyaset ve devlet ve kamu yaşamı alanlarında faşizmle mücadele etme hakkı herkesin vazgeçilemez hakkıdır.”

III.Madde 22 yerine aşağıdaki yeni metnin geçirilmesi. (BEYANNAMENİN YUKARIDAKİ SON HALİNDE NO: 21 OLMASI GEREKİR. BN)

Madde 22

"1.Her Devletin tüm vatandaşları, ırk, renk, ulus, doğum, mülk statüsü, sosyal köken, dil, din veya cinsiyet farkı gözetmeksizin, ülkesinin hükümetine katılma, gizli oyla genel, eşit ve doğrudan seçim temelinde yönetimin bütün organlarına seçme ve seçilme ve diğer vatandaşlarla eşit bir şekilde ülkesindeki herhangi bir devlet veya kamu kurumunda görev alma hakkına sahiptir.”

"2.Herhangi bir Devletin vatandaşlarının, temsil organları için seçimlerde oy kullanmalarını kısıtlayan mülkle, eğitimle veya başka konularla ilgili şartlar getirilmesi, mevcut Beyanname’ye aykırıdır.”

IV.Madde 30’dan sonra aşağıdaki yeni maddenin eklenmesi:

”Mevcut Beyanname’de belirtilen insan hakları ve sivil haklar ve temel özgürlükler ulusal yasalar tarafından garanti altına alınır. Bu hakların doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir şekilde ihlal edilmesi veya sınırlanması, mevcut Beyanname’yi ihlal etmek olarak ve Birleşmiş Milletler Beyannamesi’nde ilan edilen yüce ilkelere aykırı görülür.” (BELGE A/784; 8 Aralık 1948; Aslı: Rusça.)

Bunların tümü tek tek isim okunarak yapılan oylamada reddedilmiştir – herkes bunların hangi devletler olduğunu tahmin edebilir!

4.SSCB DELEGASYONUNUN NO: 3’DE DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİNE KARŞI BİRLEŞİK KRALLIK TARAFINDAN ÖNERİ SUNULMASI.

Başkan daha sonra, Birleşik Krallık tarafından önerilen, Beyanname’de belirtilen hakların Vesayet Altındaki ve Kendi Yönetimine Sahip Olmayan Bölgeler’deki nüfusa dahil herkes için geçerli olacağını ilan eden, Beyanname taslağının ek maddesini (ki bu madde 3 olarak bilinmektedir) çıkarma ve yerine Beyanname’nin uygulanmasıyla ilgili ikinci maddeye ek parağraf olarak aşağıdaki metnin geçirilmesi yönündeki değişikliği oylamaya sunmuştur:

”Bundan başka, bağımsız memleket uyruğu olsun, vesayet altında bulunan, gayri muhtar veya sair bir egemenlik kayıtlamasına tabi ülke uyruğu olsun, bir şahıs hakkında, uyruğu bulunduğu memleket veya ülkenin siyasi, hukuki veya milletlerarası statüsü bakımından hiçbir ayrılık gözetilmeyecektir.”

Birleşik Krallık temsilcisi, Beyanname taslağının 2. maddesiyle, her bireyin, herhangi bir ayırım yapılmadan, Beyanname’de belirtilen haklara ve özgürlüklere sahip olduğunun belirlenmiş olduğunu açıklamıştır. Temsilci, 2. maddenin bir anlamı varsa ve hükümleri yeterince açıksa ve ayırımların yasa dışı olduğunu yeterli bir şekilde belirtmişse, bu hakların Vesayet Altındaki ve Kendi Yönetimine Sahip Olmayan Bölgeler’de yaşayanlar için de geçerli olduğunu belirten ek bir madde (madde 3) eklenmesi için hiç bir neden olmadığını savunmuştur. Birleşik Karllık’ın değişklik önerisi, 29 kabul, 17 red ve 10 çekimser oyuyla kabul edilmiştir.

5.BİRLEŞİK KRALLIK: ÜÇÜNCÜ KOMİTE TARAFINDAN ÖNERİLEN BEYANNAME TASLAĞININ 3. MADDESİYLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİK (A/777)

Aslı: İngilizce 3. Madde’nin çıkarılması ve yerine aşağıdaki metnin 2. Madde’nin 2. parağrafı olarak geçirilmesi:

”Bundan başka, bağımsız memleket uyruğu olsun, vesayet altında bulunan, gayri muhtar veya sair bir egemenlik kayıtlamasına tabi ülke uyruğu olsun, bir şahıs hakkında, uyruğu bulunduğu memleket veya ülkenin siyasi, hukuki veya milletlerarası statüsü bakımından hiçbir ayrılık gözetilmeyecektir.”